27.11.2008
FİROZABAD; Cam Şehir…
Unutulmuş 400.000’ lik Şehir.Belki de Agra’ nın parıltısında kendi ışığını yayamamış;
Bu Camdan yapılı Hazineden haberdar olmak ne zormuş….
Ve Agra’ ya sadece 35 km uzaklıktayken…..
Hindistan’ da cam üretiminin yapıldığı ana şehir; Ve el emeğinin hala ekmek parasına dönüştüğü bir yer!
Hindistan’ da beni cezbeden her yüzdeki o içten gülümseme ve minnettarlık burada da karşımıza çıktı. Sözlerin başlayamadığı yerde, yeteneklerini sessizce sundular bize. Samimilikleri gözlerinde bir damla gibi durmuşken, daha ne bekleyebilirdik ki….
Basit Cam bloklarını, sanki can verircesine tavus kuşuna çeviren, dudak ısırtan yetenek…
Yetenek; Avrupalıların son model dizayn ettikleri binlerce makineden çıkan ruhsuz ürünler değil, Sadece kaynak makinesi, oksijen& doğal gazı kullanan, cam bloklarını kola şişelerinde saklayan, sadece 2 kişilik küçücük odadaki insanların elinde saklı… tek eğlenceleri eski radyodan dinledikleri Hint müziği olan bu insanlara , 15. Yy’ dan beri atalardan çocuklarına miras kalan en güzel bilezik…
Öyle ki; Firozabad’ da doğup büyüdükleri, mesleklerini öğrendikleri yeri bırakıp başka yerde yaşayamayacak kadar özlerine sadıklar. Öyle ki, en yakınındaki yerlerden sipariş vermek isteyenler köye gidip köyden getirtmek zorundalar istediklerini.
Firozabad’ da bizi en çok şaşırtan başka bir olay: Ateşle oynayan adamlar!
Soda ve birkaç farklı kimyasal maddenin karışımıyla hazırlanan tozun 12 saat ateşte kalarak nasıl sıvı cam haline geldiğini ve insanların bu camlarla ateş eşliğinde nasıl oynadığını bizzat gördük. Bu anı ölümsüzleştirmek için sadece resimlerini çekebildik. Ama ordan girdiğinizde yüzünüze vuran alevde kim bilir ne hikayeler saklı.. ve biz o hikayelerin sıcağını yüzümüzde hissettik: Alınterinin minnettarlıkla buluştuğu bir yer!
Cam bilezikler……..
Öğrendiğimiz başka bir şey ise Firozabad’ ın Kırmızı camdan yapılan bilezikleriyle meşhur olması.
Kullandığımız ürünlerin o hale gelene kadar ne aşamalardan geçtiğini bilmek meğer ne kadar da hoş bir duyguymuş. Ve bu tecrubeyle kullandığımız ürünlere saygı duymadığımızı fark etmedik değilL
Muhteşem yeteneklerini sergilerken ki mütevaziliklerinin yanında; camdan her şeyi yapabileceklerini söyleyecek kadar da iddialılar.
Bu cam şehrinde; gelmişken görülmesi gerekenler arasında Hindistan’ ın 2. Büyük Jain Tapınağının olduğunu o anda Rajat Jain ‘ den öğrendiğimiz bu tapınağın tamamı ; Rajat jee nin anlattığına göre çok zengin olan ama hiç eğitim görmemiş sadece bir kişi tarafından yaptırılmış olması.
Tapınakta karşılaştığımız ilginç bir manzara; hiçbir şey giymemiş adamlar.Tabi her yabancı gibi ayrıca Jainism hakkında ne kadar cahil olduğumuzu ortaya koyan bir hayret ifadesiyle birbirimize bakıyorduk.
Daha sonra bizi misafir eden arkadaşımız Rajat jee, daha biz sormadan gerekli açıklamayı yaptı bize. Tüm inanışlarda farklı ibadet şekilleri, Kurban ediş şekilleri olduğunu, kimisi oruç tutarak, kimisi dua ederek, kimisi dans ederek yada yogayla ibadet ettiğini; kimisinin ise para dağıtarak….
Jainizim de özellikle erkek rahiplerin, ibadet ederken koşulsuz ve kayıtsız olmayı tercih ettiklerini, ve yaz kış sıcak soğuk demeden kıyafetlerini bile bu uğurda feda ettiklerini söyledi. Bunun ise tamamen tercih meselesi olduğunu söyledi. Belki de en güzel yanı da bu!
Bayan Rahipler ise tamamen ve her zaman beyaz giyerlermiş.
Ayrıca Tapınaktaki büyük Jain heykeli ise kendini ayakta durarak tamamen ve bir ömür ibadete adamış bir rahibi simgelermiş, öyle ki ayaklarının etrafına kuşlar yuva yapmış yılanlar kendine yer bulmuş.
…Firozabad’ a ulaşabilmek için, ilk defa tren yolculuğu yaparak 7 saati ayakta geçirsekte – ulaşımın politik nedenlerden dolayı geliştirilmediğini söylüyor Rajat- Bu Cam şehrinin güzelliklerini iyi ki gördük.Ve yine Hindistan tarafından ödüllendirildiğimi düşünüyorum. Geri dönüş yolunda Agra’ ya kadar taksiyle, daha sonra bulduğumuz otobüsle; kendimizi Otobüsün en arka beşli koltuğuna atıverdik.Şansımızdan otobüs kalabalık değildi. İşte o anda nasıl bir maceradan geri döndüğümüzü fark ettik birbirimizin gözlerinde. Ve bir daha ne zaman geleceğimizi planlayarak…….
FİROZABAD; Cam Şehir…
Unutulmuş 400.000’ lik Şehir.Belki de Agra’ nın parıltısında kendi ışığını yayamamış;
Bu Camdan yapılı Hazineden haberdar olmak ne zormuş….
Ve Agra’ ya sadece 35 km uzaklıktayken…..
Hindistan’ da cam üretiminin yapıldığı ana şehir; Ve el emeğinin hala ekmek parasına dönüştüğü bir yer!
Hindistan’ da beni cezbeden her yüzdeki o içten gülümseme ve minnettarlık burada da karşımıza çıktı. Sözlerin başlayamadığı yerde, yeteneklerini sessizce sundular bize. Samimilikleri gözlerinde bir damla gibi durmuşken, daha ne bekleyebilirdik ki….
Basit Cam bloklarını, sanki can verircesine tavus kuşuna çeviren, dudak ısırtan yetenek…
Yetenek; Avrupalıların son model dizayn ettikleri binlerce makineden çıkan ruhsuz ürünler değil, Sadece kaynak makinesi, oksijen& doğal gazı kullanan, cam bloklarını kola şişelerinde saklayan, sadece 2 kişilik küçücük odadaki insanların elinde saklı… tek eğlenceleri eski radyodan dinledikleri Hint müziği olan bu insanlara , 15. Yy’ dan beri atalardan çocuklarına miras kalan en güzel bilezik…
Öyle ki; Firozabad’ da doğup büyüdükleri, mesleklerini öğrendikleri yeri bırakıp başka yerde yaşayamayacak kadar özlerine sadıklar. Öyle ki, en yakınındaki yerlerden sipariş vermek isteyenler köye gidip köyden getirtmek zorundalar istediklerini.
Firozabad’ da bizi en çok şaşırtan başka bir olay: Ateşle oynayan adamlar!
Soda ve birkaç farklı kimyasal maddenin karışımıyla hazırlanan tozun 12 saat ateşte kalarak nasıl sıvı cam haline geldiğini ve insanların bu camlarla ateş eşliğinde nasıl oynadığını bizzat gördük. Bu anı ölümsüzleştirmek için sadece resimlerini çekebildik. Ama ordan girdiğinizde yüzünüze vuran alevde kim bilir ne hikayeler saklı.. ve biz o hikayelerin sıcağını yüzümüzde hissettik: Alınterinin minnettarlıkla buluştuğu bir yer!
Cam bilezikler……..
Öğrendiğimiz başka bir şey ise Firozabad’ ın Kırmızı camdan yapılan bilezikleriyle meşhur olması.
Kullandığımız ürünlerin o hale gelene kadar ne aşamalardan geçtiğini bilmek meğer ne kadar da hoş bir duyguymuş. Ve bu tecrubeyle kullandığımız ürünlere saygı duymadığımızı fark etmedik değilL
Muhteşem yeteneklerini sergilerken ki mütevaziliklerinin yanında; camdan her şeyi yapabileceklerini söyleyecek kadar da iddialılar.
Bu cam şehrinde; gelmişken görülmesi gerekenler arasında Hindistan’ ın 2. Büyük Jain Tapınağının olduğunu o anda Rajat Jain ‘ den öğrendiğimiz bu tapınağın tamamı ; Rajat jee nin anlattığına göre çok zengin olan ama hiç eğitim görmemiş sadece bir kişi tarafından yaptırılmış olması.
Tapınakta karşılaştığımız ilginç bir manzara; hiçbir şey giymemiş adamlar.Tabi her yabancı gibi ayrıca Jainism hakkında ne kadar cahil olduğumuzu ortaya koyan bir hayret ifadesiyle birbirimize bakıyorduk.
Daha sonra bizi misafir eden arkadaşımız Rajat jee, daha biz sormadan gerekli açıklamayı yaptı bize. Tüm inanışlarda farklı ibadet şekilleri, Kurban ediş şekilleri olduğunu, kimisi oruç tutarak, kimisi dua ederek, kimisi dans ederek yada yogayla ibadet ettiğini; kimisinin ise para dağıtarak….
Jainizim de özellikle erkek rahiplerin, ibadet ederken koşulsuz ve kayıtsız olmayı tercih ettiklerini, ve yaz kış sıcak soğuk demeden kıyafetlerini bile bu uğurda feda ettiklerini söyledi. Bunun ise tamamen tercih meselesi olduğunu söyledi. Belki de en güzel yanı da bu!
Bayan Rahipler ise tamamen ve her zaman beyaz giyerlermiş.
Ayrıca Tapınaktaki büyük Jain heykeli ise kendini ayakta durarak tamamen ve bir ömür ibadete adamış bir rahibi simgelermiş, öyle ki ayaklarının etrafına kuşlar yuva yapmış yılanlar kendine yer bulmuş.
…Firozabad’ a ulaşabilmek için, ilk defa tren yolculuğu yaparak 7 saati ayakta geçirsekte – ulaşımın politik nedenlerden dolayı geliştirilmediğini söylüyor Rajat- Bu Cam şehrinin güzelliklerini iyi ki gördük.Ve yine Hindistan tarafından ödüllendirildiğimi düşünüyorum. Geri dönüş yolunda Agra’ ya kadar taksiyle, daha sonra bulduğumuz otobüsle; kendimizi Otobüsün en arka beşli koltuğuna atıverdik.Şansımızdan otobüs kalabalık değildi. İşte o anda nasıl bir maceradan geri döndüğümüzü fark ettik birbirimizin gözlerinde. Ve bir daha ne zaman geleceğimizi planlayarak…….
3 yorum:
Burdaki insanların son derece mutluluklarına ve akılalmaz el beceri yeteneklerine hayran kaldım
ve dedimki insanoğlunun yapamıyacağı birşey yok. Yeterki insan içindeki devi uyandırsın.
AYRICA DUYDUĞUN HİSLERİ BİZLERLE PAYLAŞTIĞIN İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜRLER....
@hayati; İnsanların o mütevazi gülüşüydü beni cezbeden....
daha güler yüzlü yerlere gidebilmek, nice maceralara birlikte atılabilmek dileğiyle...
Hazırmısın?:)
hey halime..
i was searcing with my name for testing the availbility of my face snap on google.. surprised with ur blog & the info abt firozabad..
thanx for this.. thanx for promoting my City of Glass.. Thanks a tonn..
Yorum Gönder